Alıntılar 23
"Karşılık bulamayacağız, dünya çok tepkisiz. Küçükken etki-tepki denklemine inanırdım sen dünyaya nasıl yaklaşırsan, ona bir yumruk atarsan sana aynı şiddetle yumruk atar yere yığar. Sen ona bir çiçek uzatırsan ve iyiliği için toprağa bırakırsan senin yollarına bu çiçekten eker, büyütür. Güzellik güzellik bulur elbette o çiçekleri tüm yollara serptim, cahillik etmedim. Doygun ve ahlaklı bir kalbim var diye nitelendirdim kendimi; olabildiğince kavgadan kaçtım, anlaşma yaptım hayatıma, tüm sevdiklerime. Kalbim kırıldı, yanıldım. Her ektiğim iyiliğin karşılığında bana sağlam bir yumruk attı. Her yumruk iyimser olarak nitelendirdiğim kendimi kusursuz öfke dolu bir yalnızlık haline getirdi. Ağacın tüm dalları kurumuş, benim hayat ağacım kutsallığını, çekiciliğini karamsar ve katransı o görüntüsünden alıyordu. Bu kutsal ağaç olması gerektiği bataklıkta, içine çektiğin balçık kokusuyla kaplı bir halde duruyor. Dünya beni kandırabileceği türden bir denklem için çok geç kaldı, insan parıltısı gözleri kör eden bir bataklıktayken bu çok daha zor elbette. Kavga ettiğim tüm kralların, komutanların, büyük savaşların ve en büyük katliamların yaşandığı bilgeliği yalnızlığı olan soluk mavi nokta; en yakın dostu zaman en güçlü silahı ölüm. Kaybedeceğimi bilerek savaşıyorum, beni buraya sürükleyen tüm hayal kırıklıklarına teslim olmuyorum, sanırım ölmek için haddinden fazla çalışıyorum. Bahsettiğim tüm çiçeklerin mükafatı beni ölüm ile azmetmen olur."

0 comments:
Yorum Gönder