"Yalnızlıkmış! Sen kimsin adını anacak yalnızlığın? Sen nereden bileceksin yalnızlığı? Sen o şairlerin, sen o acizlerin yalnızlığını bilirsin ancak! Yalnızlık! Söyle bana hangi yalnızlık! Ah, kim tadabilmiş yalnızlığı, kim? Kimse! Asla! Nereye gitsen peşinde geçmişin yükü, geleceğin yükü! Bırakmaz peşini aldığın canlar. Ah ama sanma ki yalnız onlar! Bil ki mahkumsun yürümeye sonsuza dek sevdiklerinle, sevmediklerinle, sevenlerinle, pişmanlıklarınla, arzularınla, acılarınla, sevinçlerinle, bil ki bırakmayacak peşini tanrılar.
Ah yalnızlık! Benzemez başkasına benim yalnızlığım, dört yanımı sarmış hortlaklar, kalmışım biçare, neler vermezdim tatmak için gerçek bir yalnızlığı, bir ağacın sessizliğini, titreyişini! Yalnızlıktan bahsetme bana Scipion! Benimkisi başka, dişler gıcırdıyor benim yalnızlığımda, kulağımı tırmalıyor uğursuz haykırışlar, gaipten uğultular."

0 comments:
Yorum Gönder